AB Komisyonu Türkiye'nin İlerleme Raporunu Açıkladı

AB Komisyonu'nun Türkiye ilerleme raporunda, Türkiye'nin ekonomik büyümesine nasıl bir yaklaşımda bulunuluyor? Raporda 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait bilgilere yer verilmiştir. Geçtiğimiz son üç yılda Türkiye'nin gayri safi milli hasılası yüzde 6.1, 3.2 ve 7.2 oranlarında büyüme kaydetmiştir.

AB Komisyonu Türkiye'nin İlerleme Raporunu Açıkladı

AB Komisyonu'nun Türkiye ilerleme raporunda, Türkiye'nin ekonomik büyümesine nasıl bir yaklaşımda bulunuluyor? Raporda 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait bilgilere yer verilmiştir. Geçtiğimiz son üç yılda Türkiye'nin gayri safi milli hasılası yüzde 6.1, 3.2 ve 7.2 oranlarında büyüme kaydetmiştir.

AB Komisyonu Türkiye'nin İlerleme Raporunu Açıkladı
18 Nisan 2018 - 14:52

2016 yılında gayri safi milli hasıla bir önceki yıla göre neredeyse yarı yarıya gerilemişken 2017 yılı itibariyle 2015 yılındaki oranı da aşarak 2016 yılındaki büyümeyi ikiye katlamıştır. Türkiye'deki işsizlik oranı ortalama yüzde 10.3, 10.9 ve 11.0 olarak kaydedilmiştir. Bu oran, kadınlar göz önünde bulundurulduğunda yüzde 12.6, 13.6 ve 14.5 oranlarında artış gösteren bir trende sahipken erkekler göz önünde bulundurulduğunda yüzde 9.3, 9.6 ve 9.6 oranlarında seyretmektedir. Son olarak da yabancı yatırımın yüzde 2.0'den 1.5 ve 1.3'e oranlarına gerilediği raporda kaydedilmiştir.

Raporda 1993 Kopenhag kriterlerinde belirtildiği gibi aday ülkelerin üye ülke statüsüne yükselebilmesi için ülkenin işleyen bir market ekonomisine sahip olması gerektiğinin altı çizilmiştir. Buna ek olarak aday ülkenin AB marketinde rekabet etme kapasitesine sahip olmasının gerekliliği belirtilmiştir. Aday ülkenin üye olabilmesi için ülkenin marketinin takip edilmesi genişleme projesinin yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Her aday ülke yıllık Ekonomik Reform Paketi hazırlamakla yükümlüdür. Bu reform paketi orta vadede makro ve mali politikaları belirlemelidir. Bu reformlar rekabetçi marketi ve ekonomik büyümeyi güvence altına almalıdır. Bu reform paketi her yılın Mayıs ayında AB tarafı ve Türkiye tarafının bakanlar seviyesinde karara bağlanmalıdır.

Raporda açıklandığına göre Türkiye ekonomisi ileri seviyede fonksiyonel bir market ekonomisine sahiptir. Türkiye ekonomisi 2016 gerçekleştirilmiş olan darbe teşebbüsü ile büyük zarar görmüştür. Fakat 2017 yılında bu zarar iyi bir şekilde yönetilmiş ve telafi edilmiştir. Makro ekonomik büyüme aynı zamanda ekonomik muvazenesizlikleri de beraberinde getirmiştir. Cari işlemler açığı yüksek seviyelerde seyretmekte ve 2017 yılının sonlarına doğru ilerlemiştir. Bu da ülke ekonomisini sermaye girişine bağlı hale getirmekte ve harici hisse senedine karşı savunmasız hale getirmektedir. 2017 yılında enflasyon iki haneli oranlara çıkmış ve Türk lirası değer kaybetmeye devam etmiştir. Bu da fiyat istikrarı kounusundaki endişeleri artırmıştır. Ekonomide devlet kontrolünün artması da ticareti etkilemiştir. AB komisyonunun genel görüşü ise ticarette gerileme olduğu yönündedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum