Yüksek faizler, kredi koşullarındaki sıkılaşma ve Merkez Bankası’nın kredi büyümesine yönelik yeni sınırlamaların, yılın ikinci yarısında ekonomik aktivitede daha belirgin bir yavaşlamaya yol açabileceğini bildiren ING, dördüncü çeyrek sonunda ekonominin yaklaşık yüzde 3,2 büyüyeceğini ileri sürdü.
ING, mayıs ayında enflasyonun yeniden dezenflasyon patikasına dönüldüğüne dair işaret vermediğini belirterek, sürecin zorlu olmaya devam ettiğini aktardı.
Petrol fiyatlarındaki belirsizlik, emtia fiyatlarına olası yansımalar ve gıda fiyatlarındaki risklerin enflasyon görünümü üzerindeki temel tehditler olduğu ifade edilen raporda, tüm bu risklere rağmen yıl sonunda enflasyonun yüzde 29 seviyesine gerileyeceği açıklandı.
![]()
Merkez Bankası’nın kredi büyümesine yönelik ilave makroihtiyati sıkılaştırma adımları attığına işaret edilerek, bunun haziran ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında yeni bir adım ihtiyacını azaltabileceği belirtildi. Ancak raporda jeopolitik ve siyasi risklerin sürmesi halinde politika faizinin mevcut yüzde 37 seviyesinden fiili fonlama maliyetine yakın olan yüzde 40 düzeyine yükseltilmesinin de gündeme gelebileceği ifade edildi.
Orta Doğu’daki jeopolitik riskler, cari açıktaki genişleme ve finansal istikrar kaygıları nedeniyle sıkı para politikasının uzun süre korunması gerektiğini değerlendiren ING, yılın ikinci yarısında faiz indirim alanının oldukça sınırlı kalacağını öngördü.
Yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 35 olarak açıklayan ING, risklerin sıkı para politikası yönünde olduğunun altını çizdi.
Raporda döviz kurlarına yönelik tahminlerini de açıklayan ING Global, dolar/TL’nin 2026 ve 2027 sonunda sırasıyla 53 ve 62 lira olacağını öngördü.
Bankanın euro/TL’ye ilişkin yıl sonu tahminleri ise 2026 ve 2027 için 62,54 ve 75,64 olarak belirlendi.
Bankanın projeksiyonlarına göre 2027 sonuna kadar dolar/TL’de yüzde 34,34, euro/TL’de ise yüzde 41,62 artış gerçekleşecek.