Özel Haber! Enflasyon ve Cari Açık İçin Çözüm Önerileri 1

Enflasyon ve cari açık problemini makro politikalarla kalıcı olarak çözmek imkansız. O halde ne tür politikalarla başarıya ulaşabiliriz? Bu yazımızda büyüme oranlarını düşürmeden ithalatı yapısal olarak azaltabilecek ve dolayısıyla iki soruna katkıda bulunabilecek birkaç çözüm önerisine değineceğiz.

Özel Haber! Enflasyon ve Cari Açık İçin Çözüm Önerileri 1

Enflasyon ve cari açık problemini makro politikalarla kalıcı olarak çözmek imkansız. O halde ne tür politikalarla başarıya ulaşabiliriz? Bu yazımızda büyüme oranlarını düşürmeden ithalatı yapısal olarak azaltabilecek ve dolayısıyla iki soruna katkıda bulunabilecek birkaç çözüm önerisine değineceğiz.

Özel Haber! Enflasyon ve Cari Açık İçin Çözüm Önerileri 1
Editor: Serhat KARAMAN
23 Kasım 2018 - 12:08

Son yazımızda da belirttiğimiz üzere enflasyon ve cari açık problemini makro politikalarla kalıcı olarak çözmek imkansız. O halde ne tür politikalarla başarıya ulaşabiliriz? Bu yazımızda büyüme oranlarını düşürmeden ithalatı yapısal olarak azaltabilecek ve dolayısıyla iki soruna katkıda bulunabilecek birkaç çözüm önerisine değineceğiz.

İthalatın Cari Açık ve Enflasyona Etkisi

Cari denge kabaca Türkiye’de yaşayanların yurt dışındaki yerleşiklerle yaptığı mal ve hizmet ticaretinin dengesini ifade eder. Cari dengenin açık vermesi veya kısaca cari açık dışarıdan alınan mal ve hizmetlerin (ithalat) yurt dışına satılan mal ve hizmetler toplamından (ihracattan) fazla olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, ithalatın artması cari açığın artmasına neden olmaktadır. Özellikle, mal ithalatı toplam ithalatın en önemli kalemini oluşturmaktadır.

Öte taraftan, ithalatın enflasyona doğrudan etkisi olmamakta birlikte dolaylı olarak enflasyonu önemli ölçüde etkilemektedir. İthalatın yüksek olması döviz kuru şoklarının fiyatlar üzerindeki etkisini artırmaktadır. Örneğin, A ve B diye iki ülke varsayalım. İthal malların enflasyon sepetindeki payı A ülkesinde yüzde 50, B ülkesinde ise yüzde 10 olsun. Döviz kurunun yüzde 10’luk bir değer kazancı şoku A ülkesinde enflasyonu yüzde 5 puan arttıracakken, B ülkesinde yalnızca yüzde 1 puan artışa sebebiyet verecektir. Ayrıca, döviz kuru şokları ithal ara girdi kullanarak üretim yapan sektörlerde maliyet enflasyonu kanalıyla tüketici fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Asıl önemlisi, cari açığın yüksek olduğu ülkeler diğer ülkelere nazaran daha fazla döviz kuru şoklarına maruz kalmaktadırlar. 

Sektörel Bazda İthalatı Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?

Gerek cari açık gerekse enflasyon üzerinde olumsuz etkiye sahip olan ithalatı düşürmek için ne tür politikalar izlemek gerekir? Bu sorunun cevabı sektörden sektöre değişiklik gösterebilir. Bir sektör için geçerli olan herhangi bir ekonomik tedbir diğer sektör için anlam ifade etmeyebilir. Şimdilik çok önem verdiğimiz bir anket verisinden bahsetmek istiyoruz. 


 
Ticaret Bakanlığı üç ayda bir dış ticaret beklenti anketi sonuçlarını yayımlıyor. Bu ankette firmalara ithalat yapma nedenleri de soruluyor. En güncel anket sonuçlarına göre ankete katılan firmaların yüzde 73,5’i ithal edilen malın yurt içinde üretiminin olmadığını söylüyor. Bu oran oldukça yüksek ve oldukça karamsar bir tablo ortaya koyuyor. Geriye dönük dönemleri incelediğimde rakamlar değişse de firmaların ithalat yapma gerekçelerinin başında yine bu cevap geliyor. Bu durumda, öncelikle yapılması gereken yurt içinde hiç üretimi yapılmayan ithalat kalemlerini tek tek belirlemek. Belirlenen kalemlerin hepsini yurt içinde üretmek mümkün olmayabilir elbette. Ancak, bu ürünlerden en azından düşük ve orta teknolojili olanlarını yurt içinde üretimini sağlamak pekâlâ mümkün. Yüksek teknolojili ürünler için ise altyapı çalışması yapılmalı ve uzun vadeli bir strateji planı belirlenmeli.
Anketin diğer cevaplarına baktığımızda, katılımcıların yüzde 72,6’sı ithal edilen malların yurt içi muadili var ama üretiminin yetersiz olduğunu, yüzde 55,8’i yurt içi malların kalitesinin yetersiz olduğunu, yüzde 44,8’i ise yurt içi fiyatlarının daha yüksek olduğunu belirtiyor. Bu cevaplara bakıldığında ise karamsar tablo bir nebze de olsa dağılıyor çünkü üretim yetersizliğini gidermek ve kalite artışını sağlamak sıfırdan bir malı üretmek kadar zor değil. İstihdam teşviki, faizsiz kredi, vergi borçlarının ertelenmesi gibi teşvik unsurları ilgili firmalara üretimi ve kaliteyi artırmak koşulu ve sıkı bir denetim karşılığında verilebilir. Böylece, yurt içinde ithal mallarla hem kapasite hem de kalite bağlamında yarışacak mallar üretilmeye başlanır. 

Dış ticaret beklenti anketini yaklaşık 600 civarında firma yanıtlıyor. Anketin kapsamı daha da genişletilmeli, sorular daha da detaylandırılmalı ve ürün bazında tespitler yapılmalı. Çıkacak sonuçlara göre alınması gereken tedbirler üç aşağı beş yukarı belli. Bunları uygulamak daha zor olanı. 

Not: Cari denge tanımına yatırım gelirleri ve cari transfer kalemlerini hem yekünü küçük olduğu için hem de kafa karışıklığına yol açmaması için dahil edilmedi.

Haber Kaynağı: Finans365.com  / Kağan Taşlamaz

Her türlü soru görüş ve öneri için kagan.taslamaz@finans365.com

NOT: BU HABERİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR…"

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Tr
    5 ay önce
    yıllardır kanayan yaramıza değinmiş analitik önerilerde bulunmuşsunuz Kağan Bey kaleminize sağlık. Ancak anlamadığım birşey var. Sorun belli çözüm belli imkan yeterli ama neden kimse taşın altına koymaz hála elini?