Tarla sahipliği konusu ülkemizde sık sık gündeme gelen bir mesele olup, çoğu zaman aile içindeki miras kavgalarının da temel nedeni haline gelmektedir. Bu yazımızda, Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper’e gelen bir soruya cevap arayarak, kardeşin annesine ait tarlayı başkasına satıp sonrasında kendi üzerine alan tarladan hak talep edilip edilemeyeceği konusunu ele alacağız. Bu yazıda, Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper’e gelen soruda, kardeşin annesine ait tarlayı başkasına satıp sonrasında kendi üzerine alan tarladan hak talep edilip edilemeyeceği konusu ele alındı.
Tarla sahipliği konusunda yaşanan problemler, genellikle aile büyüklerinin miras bıraktığı malların, hileli bir şekilde yasal olarak el konulmasını amaçlayan kişiler tarafından yapılan muvazaalı işlemler sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu tür işlemler, bir kardeşin annesine ait tarlayı başkasına satarak, daha sonra kendisi üzerine kaydederek gerçekleştirilebilmektedir.

Bu durumda, kardeş tarlayı annesinden bağış olarak alabilir, ancak diğer kardeşler de tarladan hak talep edebilirler. Tarlanın üçüncü bir kişiye satışı yapıldıktan sonra, yabancı birinden mal alınmış gibi tarla kaydedildiği için kardeşlerin tarladan hak talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Ancak, tarlanın satışını yapan üçüncü kişi iyi niyetli olsa bile, evlat bu kavramdan yararlanmak isteyebilir. Bu nedenle, olayın incelemeye alınması ve annenin sağ olup olmadığı da büyük önem taşımaktadır.
Eğer anne sağ ise, kardeşler söz konusu satışa dahil olamazlar. Ancak, anne sağ olmasına rağmen akıl sağlığı yerinde değilse veya vefat etmişse, kardeşler bu satışa karışabilirler. İşlemi yapan kardeş sağlık ocağından rapor almış olsa bile, rapor veren doktorun akıl sağlığı ile ilgili branş sahibi olup olmadığı da incelenmelidir.